Uludağ Paçoz Rotası Kış Tırmanışı

Uludağ Paçoz Rotası Kış Tırmanış Raporu

Tarih: 19-20.03.2016

Ekip: Murat Büyükbıçakcı, Raşit Ata Türe

Kamp Yeri: Volfram Teleferik Bölgesi

Teknik Malzeme: Teknik Kazma, krampon,60 metre ip, yeterli perlon,3 adet kar kazığı, 4-5 sikke, express ve stoper set ve diğer yardımcı ekipmanlar

Hava: Tırmanış günü öncesi rüzgârlı ve kar yağışlı, tırmanış süresince sis ve rüzgârlı

Rotanın Zorluk Derecesi: AD/ M3 Uzunluk 120 metre – Miks Tırmanış

İlk Tırmanış: E.Altoparlak, Batur Kürüz, Kış 2013

Varyant: Demir Aydemir, İlke Bekçi 25 Mart 2012

Rotadaki Riskler: Varyant rotada, üst bölümdeki kar durumu iyi analiz edilmelidir. Koşullara göre yumuşak kar ve balkon oluşmaktadır.

Memleket sıkıntılı… Şehir sıkıntılı… Ben sıkıntılıyım… Ülke karmaşık ve gergin bir halde… Gündem kalabalık, yorucu ve bomba sesleri altında… Huzur ve mutluluk epeyce uzaklarda… Belki az da olsa bir kar kulvarının sertleşmiş buz tabanında ya da eğimli bir yamacın üzerinde yan yana durarak bir birine omuz vermiş iki büyük kaya kütlesinin tam ortasında yer alan irice bir çatlakta… Daha yukarda daha derinde, kim bilir…

Havaların her şekliyle birbirini berbat takip ettiği verimsiz, sevimsiz bir kış sezonunun son hafta sonunun geriye kalan son iki gününde harekete bir şekilde geçebildik. Otobüsün kasvetli ve uyku dolu yolculuğunu içime çekmeyeli uzun zaman olmuştu, aslında Bursa’ya otobüsle girmeyeli uzun zaman olmuştu… Uludağ’ı saymıyorum bile.

Gece yarısı otobüs yazıhanesi sessizliğini, biletçinin bedeninde elektrik sobasının tesiriyle sıcak sıcak gezinen uyku emaresi horlama sesi az da olsa bozuyor…Her melodisinde alışılmış,rutin ve aynılık…Kulağıma bir günün diğerinden, bir yolcunun diğer bir yolcudan hiçbir farkı yok diyerek fısıldıyor…Çantam bana ben çantama uyku arasına meze yapılmış loş ışık altında bakıyoruz…Dışarıda sokağın köşesinde polis kontrolü, kendi aralarında konuşuyorlar…Servis vaktinde geliyor biletçi ile çalar saatle uyanmış gibi göz göze geliyoruz…Gitmemi dört gözle bekliyor..Işığı yakıp beni uğurluyor,tam binerken bakıyorum arkama ortama ışıkları kısarak uykuyu tekrar davet ediyor…

Erkenceden erken…sabahtan daha sabah bi saatte otogardayım…arabayı sayıklıyor biraz da sövüyorum…içerdeki tek ayık şey televizyon…tüm enerjisiyle sessiz ortama konuşuyor…haberler..haberler ve gene haberler…Az kestirip hareket saatinde kendimi geniş koltuğun kollarına saat 04:00’de bırakıyorum…göz ucuyla saate bakıp Dudullu’nun uzaklardan daha uzak olmasına ince ince seviniyorum…

Tek gözümün açılması ile yağmur altındaki Bursa otogarının serinliği yüzüme vuruyor… Hava burada da değişmiyor, kapalı ve “gelmeyin” der gibi..İşin indirme ve bindirme bölümüne tez elden başlıyor ve teleferik için otobüse koyuluyoruz.Çorbanın, çayın ve sabah soğunun tozunu aldıktan sonra yukarı hareketleniyoruz…Yükseldikçe bugün yapmayı düşündüğümüz tırmanışın ağır ağır yattığına tanık oluyoruz…Gerisi ilk kez tecrübe ettiğimiz teleferik keyfine yerini bırakıyor…

Rotanın Tanımı

Rotanın çanaktan görünüşü…

Uludağ çanağının sağ tarafında ana kütle ile kulenin (E.Özbay) arasında yer alan hattır. Kısa ve görece zor bir etapla başlayan rota üst kesimde tamamen bir kar kulvarı halini almaktadır. Kulenin beline ulaştıktan sonra sağdan devam edilerek rota tamamlanmaktadır.

Rotanın belden sola yukarı doğru çıkan varyant bir bitişi daha bulunmaktadır. Bu bölümün bitişi görece dik ve sert-kar buz kulvarı şeklinde sonlanmaktadır. Son bölümdeki kar durumu hava ve tırmanışın durumuna göre iyi analiz edilmelidir. Hat kuzey yüzüne bakmaktadır.

Tırmanış

Bir gün öncesini beyaza boyayan hava, sabahın erken saat planlarını tulumun içine sıkıştırmamızı istiyordu… Kalkış ve çıkışımız uzadıkça uzadı… Sis ağırdan alıyordu. İki rotalık gün boğum boğum tek rotalık bir hale dönüşüyordu…

 

Rotanın çanaktan görünüşü…

Hızlı bir zengin çıkışıyla saat 10.00 sularında kulvarın altına ulaştık. Giriş etabında yer alan miks kaya yüzeyinin koşulları oldukça iyi görünüyordu. Buz slab kaya yüzey üzerinde elverişli koşullar oluşturmuştu.

 

Etap girişinde ilk istasyonu kuruyor ( 2 kar kazığı ile) kazmalara sarılarak tırmanışa başlıyoruz…

Biraz yükseldikten sonra bir ara emniyet ( sikke) atarak kilit etabı geçiyoruz. Sol slap yüzey buz koşularından dolayı krampon ve kazmayı çok iyi tutuyor ve zorlanmıyoruz.

Rota bloğun arasından yükselirken üst bölümde sağ tarafa dönüyor ve rahat bir kar kulvarına açılıyor. Hızlı ve seri bir şekilde üst bölüme devam ediyoruz…

Etabın devamı… İkinci ip boyu

İkinci istasyonu kurup üst bölümde devam ediyoruz. Ancak hava etkisini ciddi şekilde arttırıyor. Yukarıdan süpürülen kar ve sisin etkisiyle göz gözü görmez bir hal alıyor.

Etabın ikinci bölümü gece bolca yağan karın etkisi ile batak bir durumda… Debelendikçe, batar bir halde ve yavaş yavaş ilerlemeye çalışıyoruz… Bata çıka kısa bir pasaj geçtikten sonra zemin düzeliyor ve sert bir hal alıyor.

Üst etap ve sis altındaki rota sonu…

Bir müddet devam ettikten sonra kulvarın üst bölümü tekrar zor ve batak bir hal alıyor, ilerlemekte zorlanıyoruz… Bu noktada buradan sağ tarafta yer alan sırta bağlanıyor ve sırt hattından rotayı tamamlıyoruz.

Artan sis ve rüzgârın etkisi ile kulenin solundan inişe hızlıca başlıyoruz… Kısa mesafede görüş inanılmaz azalıyor… Uludağ’ın ürkütücü ve efsaneleşen tarafı gotik bir masaldan fırlamış gibi karşımıza çıkıyor…

Bursa otogarının pazar keşmekeşliğine ulaşarak günübirlikçi bir atmosfer içinde yerimizi alıyoruz. İstanbul ve şehrin ağrısı koltuklar üzerinde bedenlerimize tekrar yapışıyor… Feribot çayı tatsız tuzsuz ve martısız… Rüzgâr dolambaçlı… Her zamankinden silik, boş ve hayalet şehre tekrar giriyoruz…

Bir sonraki gün, aynı gün aynı şehir ve aynı rutin…

Tırmanışla kalın

 

Sevgiler

Murat BUYUKBIÇAKCI

buyukbicakcim@yahoo.com