Büyük Demirkazık Dağı Hodgkin/Peck Kulvarı Zirve Faaliyeti

Büyük Demirkazık Dağı Hodgkin/Peck Kulvarı Zirve Faaliyeti

Raporu Hazırlayan: Hülya Özçiçek ve Orhan Aydınalp

Teknik Malzeme: Teknik kazma, yürüyüş kazması, baton, kask, krampon, emniyet kemeri, 1 adet 70 metre dinamik ip, perlon, 4-5 sikke, çekiç, 2 buz vidası, kilitli karabina, pursik, HMS/ATC, telsiz, bivak, ilkyardım çantası ve diğer yardımcı ekipmanlar.

Rapor Hakkında

Teknik raporu hazırlarken mümkün olduğunca net, doğru ve anlaşılabilir olmasına gayret ettik. Bu amaçla da rotayı 3 etapta inceledik. Terminoloji veya bazı teknik bilgileri eksik veya yanlış verdiysek şimdiden affola. Umarız tırmanış boyunca hissettiğimiz heyecanı ve tecrübeyi size en doğru şekilde aktarmayı başarabilmiş ve daha sonra bu rotaya girecek olan kişilere yol gösterebilmişizdir.

GPS Kaydı: http://tr.wikiloc.com/wikiloc/view.do?id=13979859

Ekip:

Şahap Eryılmaz (Sevgili rehberimiz)

Hülya Özçiçek

Orhan Aydınalp

 

Gün-1: 25.06.2016

Yıl 2014 aylardan haziran Dağcılık eğitimlerimiz tamamlanıp haydi bakalım dağa gidiyoruz diyen sevgili Bülent Aksu hocamız bizi ilk defa o gün Büyük Demirkazık zirvesi ile tanıştırdı. Bu zirveye çıkıp bir daha geleceğiz dediğimiz günden bu yana tam 2 yıl geçmiş. Ancak bu kez hedefi biraz daha zorlayalım dedik. Dillere destan olmuş Demirkazık Dağı’nın güneybatı yüzünü zirve sırtına kadar bölen bu derin çentik 1943’de İngiliz tırmanıcılar Robin Hodgkin ve Edward Peck efendiler tarafından ilk defa tırmanılmış ve bu sebeple kendi bu ismi almış.

4 arkadaş (Orhan, Emre, Zeynep ve ben) İstanbul’dan sabah 07:00 uçağı ile Kayseri’ye uçtuk. Havalimanın’da aracımızı kiralayıp (10:00) gibi Demirkazık köyüne doğru hareket ettik. (12:00) ’de Çamardı’ya ulaştık ve daha önce test edip memnun kaldığımız pide salonuna geçtik (Gözde Pide Lahmacun). Karnımız doyduktan sonra Demirkazık köyünde bizi beklemekte olan Şahap Hocamızı da alıp kendi aracımız ile Sokullupınar kamp alanına doğru devam ettik.

Kamp alanının çok konforlu olması bizi pek memnun etti. Tuvaletler, çadır alanı, mutfak vs inanılmaz derecede temiz ve rahattı. Adlarının Gelengi olduğunu öğrendiğimiz küçük misafirlerimiz kamp alanında bizi hiç yanlız bırakmadılar. Çay içtik, sohbet ettik ve saat (21:00) de Şahap hocamızın talimatı ile çadırlarımıza çekildik.

Kamp Foto: Kamp alanında güneş keyfi, Emre, Orhan, Zeynep ve ben.

Gün-2: 26.06.2016

Etap1: SOKULLUPINAR KAMP ALANI  → PECK ROTA BAŞLANGICI KAR KULVARI GİRİŞ

Etap-1 Rota özeti

1.Etap uzunluk (km) 3,5 km

Yükselti (m) 1928 -2849 (921)

Max ulaşılan eğim 60%

Sokullupınar Çıkış 03:11

Peck Kulvar Başlangıcına varış 06:37

Toplam (saat) 3:26

Etap-1 Rota gözlemleri:

Gece (02:00) ’de kalkıp son hazırlıklarımızı tamamladık. Hafif bir kahvaltıdan sonra, Şahap hocamızın öngörüsü ile rota başlangıcında geceyi bivak yaparak geçiren iki farklı ekibin arkasında tırmanmanın riskli olacağını da düşünerek çıkışımızı (03:00) ’e erteledik.

Gecenin karanlığında Narpuz vadisinde su akan kayalıkları geçtikten sonra koyun sürüsüne bekçilik yapan çoban köpeklerinin tehditkar sesi bizi biraz tedirgin etti. Ancak kulvarın dibine yükselen oldukça dik ve bıktıran çarşağa ulaşıp (05:14) yükselmeye başlayınca seslerin gerimizde kalması bizi rahatlattı.

Çarşak hafif sol yaparak uzun süre Demirkazık dağının güney batısından yükseldikten sonra sağa dönerek düz gidiyor ve sonunda kulvarın girişinin net bir şekilde görüldüğü bir tepeye çıkıyor. Kararlı tempomuzu koruyarak 3,5 saat sonra 921 metre yükselmiş olarak kulvar başına geldik (06:37). Bu çıkışın çok yorucu olduğunu itiraf etmeliyiz. Rotaya henüz girmediğimizi bile hatırlayınca sonrasında olacakları merak etmeye başladık.

Şahap hocamızın talimatı ile teknik malzemelerimizi çıkarıp kuşandık ve Şahap Hoca, Hülya ve Orhan sıralaması ile ip birliğine girdik. Asıl macera şimdi başlıyordu Bacaklarımıza kuvvet deyip kara ilk adımımızı atarak rotaya giriş yaptık (07:06).

Saat 05:14 Kulvarın dibine yükselen çarşak

Saat 06:37 Kulvar başı

Saat 07:06

Etap2- PECK ROTA BAŞLANGICI KAR KULVARINA GİRİŞ → BÜYÜK DEMİRKAZIK ZİRVE

Etap-2 Rota özeti

2.Etap uzunluk (km) 3,9

Yükselti (m) 2839 -3756 (917 m)

Max (%) 70

Peck rota başlangıcı kar kulvarına giriş 07:06

Zirve 14:36

Toplam süre (saat) 07:30

 

Etap-2 rota gözlemleri:

Saat 07:08 de giriş yaptığımız kulvar hafif yumuşak kar ve 45 derece eğim ile devam etti (08:08) ve giderek artarak yer yer 70 derece eğime kadar ulaştı (08:39). İp birliğinde ilerlememiz ve senkronize hareket etmemiz dengemizi sağlamakta oldukça faydalı oldu. İrtifa kazandıkça kar sertiliği de arttı (08:41) ‘de ilk molamızı verdik ve (9:15) gibi de kulvarda karşımıza çıkan yol ayrımında sağa saptık. Girdiğimiz kulvarda karşımıza çıkan kayaları tırmanmaya başladık. (09:23 –10:16) Bu bizim ilk mix tırmanışımız olmasına rağmen gayet rahat ip birliğinde olmanın güveniyle tüm kaya kütlelerini aşmayı başardık.

Saat (10:45) gibi ufukta Amfi tiyatroyu gördük. Hocamızın bu noktada mola verelim demesi ile de içimizden derin bir oh çektik. Hedef sayılı adımlarla orada idi ancak o son 50 metre bitmek bilmedi. Sanki biz gittikçe hedef uzaklaşıyordu. Fakat sonunda noktaya ulaştık ve kaya kütlesini siper alarak oturduk (11:08), erzağımızı çıkarıp karnımızı doyuduk. Hocamızın yanında getirdiği erikler 1000 altın değerindeydi. Bundan sonra kesinlikle yanımızda ekşi ve sulu meyve getireceğimize söz verdik. Bu kadar mola yeter dedikten sonra da tekrar yola koyulduk. Artık daha çok kaya tırmanışı ağırlıklı bir etaba gelmiştik. Sağa giden, daralan kulvara girip, bu kulvarın da sağını takip edip yükselmeye başladık. Daha yukarılarda kulvar daralıp kollara ayrılarak daha da dikleşiyor ve bazen de miks etaplar sunuyordu.

Saat (14:00) gibi tükenmek üzere olan enerjimiz ve bağları çözülen dizlerimiz ile kılçığa ulaştık. Bundan haberimiz yoktu ancak o kadar yorgun ve o kadar artık zirveye odaklanmıştık ki o umursamazlık ve gözü dönmüşlük ile bir hamlede geçiverdik. Hatırladığım tek şey Şahap hocanın kılçığın dik yanal yüzeyinden geçmeye çalışmam üzerine tehlikeyi sezinleyip kılçığın üstüne çık, sıkı tutun ve oradan geç demesiyle yukarı yönelmem oldu. Bu aşamayı da çok kolay geçtik. Şimdi düşününce bilgisayar oyununda zor etapları geçip hedef noktaya ulaşmaya çalışmak gibi birşey olduğunu düşünüyorum. Tek farkı bilgisayar oyunlarında yedek can olduğu Düşünce başa dönüyorsun. O yüzden düşmemeye çalıştık, sıkıca tutunduk. Bu sebeple bu aşamaya ait fotograflarımız maalesef yok.

En son aşamayı da atlatınca uzaktan dalgalanan zirve bayrağını gördük (14:10). 3756 metredeki zirveyi başarmanın heyecan ve duygu yoğunluğu ile son adımları da atarak zirvede kucaklaştık (14:36).

Bu arada oldukça yıpranmış olan zirve bayrağını yanımızda getirdiğimiz yeni Türk Bayrağı ile değiştirdik. Emektar zirve bayrağını da günün hatırası olarak evimize getirdik. Bu biraz zamanımızı aldı ve (15:38) de zirveden iniş yoluna geçtik.

Etap-2 rota fotografları:

Etap 3: BÜYÜK DEMİR KAZIK Zirveden → KIZILÇARŞAK BAŞINA  → SOKULLUPINAR KAMP ALANI

3.Etap uzunluk (m) 6,3 km

Yükselti (m) 3756 -1928 (1828)

Max inilen eğim 61%

BDK Zirveden hareket 15:38

Sokullupınar kamp alanı 21:30

Toplam süre (saat) 07:22

Etap-3 rota gözlemleri:

Dönüş için klasik rota kararı aldık ve zirveden (3756 m) (15:38) ’de hareket ettik. Doğu sırtındaki kılçıktan geçerek ip inişi yapacağımız noktaya ulaştık. Bu inişi 2 sene önce de yapmış ve ilk boşluk hissini o gün tatmıştık. Tek kelime ile harika bir duygu. 70 metrelik ipimizin avantajını kullanarak 5 kez ip açtıktan sonra (17:50) ’de Kızılçarşak başına (3519 m) inmiş olduk.

Kızılçarşak inişi önce eğlenceli olsa da bir süre sonra uzun ve dik olması sebebi ile bıktırmaya başlıyor. (18:45) de Kızılçarşağı bitirip (3000 metre) önce 1.narpuz sonra 2.Narpuz vadisini geçerek akşam (21:30) da kamp alanımıza ulaştık.

Gün Sonu Notları:

Zirve her ne kadar uygun hava koşullarında ve yer yer erimiş bir buz zemininde yapılmış olsa da gerçekten insanın limitlerini sonuna kadar hissettiren zor bir kulvar. Zor olduğunu faaliyet raporlarından okumuştuk ancak gerçek anlamını anlayabilmek için yaşamak gerektiğini anladık. Kamp alanına indiğimiz an bir daha asla dedirttiği halde 2 hafta geçince kış halini bir denesek mi dedirten bir büyü. Yükseklik, sonsuz bir boşluk hissi, dik ve bitmez kar-buz karışımı zeminde saatlerce krampon vurarak yükselme, önüne gelen kaya etaplarını krampon ile tırmanma deneyimi, kılçık yan geçişi ve daha neleri. Merak ettiyseniz gidin bir bakın, denemeye ve riske girmeye kesinlikle değer olacağını göreceksiniz.

Bu zirveyi bize klasik rotadan 2 yıl önce tanıştırmış olan Bülent Aksu hocamıza, Bülent Hocayı kulübümüze kazandıran Osman Kesimal başkanımıza, bizimle birlikte kamp alanına kadar eşlik edip dönüşümüzde kucaklaştığımız Emre Denizci ve Zeynep Vagan Küçükarpacı’ya ve tabi ki yol boyunca bizim emniyetimizi sağlayan yol gösteren Şahap Eryılmaz hocamıza, binlerce kez teşekkür etmek istiyoruz.

Zirvelerde görüşmek üzere, sevgiler…

Hülya & Orhan