Güzeller Dağı Kuzeydoğu Kulvarı ve Sırtı Tırmanışı

Güzeller Dağı (3461m.) Kuzeydoğu Kulvarı ve Sırtı Tırmanış Raporu

Tarih: 18-20.Haziran.2016

Ekip: Murat Büyükbıçakcı, Raşit Ata Türe

Kamp Yeri: Sıyırma boğazı girişi

Su Durumu: Kamp alanında mevsim itibariyle su mevcut

Teknik Malzeme: 60 metre ip, yeterli perlon, 7-8 sikke, express set,1 stopper set,1 adet kar kazığı ve diğer yardımcı malzemeler

Hava: Tırmanış günü ve sonrası açık ve rüzgârsız

Rotanın Zorluk Derecesi: PD, II-III derece kaya tırmanışı

İlk Tırmanış: S.Black,R.Mckee,M.Wilson, 6 Temmuz 1969

İlk Kış Tırmanışı: T.Fındık, E.Aytemiz, 28 Aralık 1997

Rotadaki Riskler: Rotada ciddi taş düşme riski yanında, kış tırmanışında sırt hattında çığ tehlikesi mevcut

Olmuyor… Havalar devamlı dengesiz ve belirsiz gidiyor. Hafta içi aralanan hava hafta sonuna doğru sanki bizi duyarmış gibi kapanıyor ve karmaşık bir hal alıyor… 900 km mesafe harekete geçmeyi zorlaştırıyor. Bir yanda sezon bir yanda planlar ve yapılmış antrenman-hazırlıklar. Günler haftalarla eriyor… Durum vaziyet geri sayım gibi bir hal alıyor… Kulvarlar perdesi yavaş yavaş kapanıyor. Haftanın ortasında başlayan telefon ve hava durumu kritikleri ile tereddütlü ve kararsız zihinsel hesaplamalar cuma öğleden sonra verilen iptal kararları ile yerini geçici bir gevşeme ve rahatlamaya bırakıyor. Arkası hissedilen pişmanlıkla karışık merak duygusu. Hava şu an nasıl acaba Aladağlarda?

Otobüs terminaline gelince bir 2+1 modasına şahit oluyorum… Köpürtülen inşaat sezonu ile birlikte kulağımın alıştığı ve artık neredeyse hayatımızın ayrılmaz parçaları olan 1+1,2+1 vs gibi kavramlar terminalde karşıma çıkınca biraz şaşırmıyor değilim. Ancak sonra modayı anlıyorum ve Niğde’ye akıma kapılarak 2+1 otobüs ile gidiyoruz.

Sakin ve sorunsuz bir yolculuk ile yeni terminale oradan da Çamardı için eski terminale geçiyoruz. Eskinin doku ve kokusunu hala bünyesinde barındıran otogarın bir bölümüne adliye binasının kondurulacağını ve bunun için hararetli çalışmaların yapıldığını öğreniyoruz. Eski bir han kıvamında hayatın aktığı biraz köhne biraz yorgun terminalin tam ortasında tarihin dokularını masa örtülerinde barındıran çay ocağına oturup karışık kebap kokularının eşliğinde çaylarımızı yudumluyoruz. Dışarıda insanı ısıran bir sıcak olmasına rağmen taş duvarlar içerisinde serin serin oturarak üzerimizdeki harareti atıyoruz… Dönüş için kendimize söz vererek son çayları burada içelim ve havayı koklayalım diyerek Çamardı minibüsüne kendimizi atıyoruz.

Tahminlerime inat minibüs esrarengiz bir tenhalık ile yol alıyor. Normal şartlarda ayakta ve sıkış tepiş bir yolculuğun hayalini kurarken oturarak ve hala boş yelerin olduğu bir Çamardı minibüsü biraz akla ters geliyor. Aladağlar kendini uzaktan ve yavaştan belli ederken sıcak iyiden iyi kendini hissettiriyor. İlk dikkati çeken karın kulvarlarda hayli azalmış olduğu ve neredeyse hiç kalmadığı oluyor.

Rotanın Tanımı

Rotanın giriş etabı, kar-buz kulvarı

Sıyırma boğazının son bölümüne Güzeller kuzey duvarının tabanı takip edilerek ilerlenir. Kulvar C1 kulesi ile Güzeller arasında yer alan bölümden başlamaktadır. Aşağı bölümden kulvarın devamı ve sırt hattı gözükmemekle birlikte yükseklik kazandıkça eğim artmakta ve hat daha belirgin hale gelmektedir. Kulvara vadi tabanında başlanarak tırmanılır ve yaklaşık 250 metre kadar yükselişle geniş ve aynı zamanda bir geçit olarak kullanılan bele ulaşılır. Bu noktadan sonra sırt hattı başlamaktadır. Kayalık setler (II-III) ve çarşak/döküntülü bölümler yaklaşık bir ip boyu kadar tırmanılır ve sonrasında dağın doğu omzu olarak bilinen geniş bir alana varılır.

Sırt hattına yakın bir şekilde ilerlenerek çürük/slablı kaya etapları (II-III) geçilerek zirveye ulaşılır. Zirve öncesi sol blokta büyük bir mağara yer almaktadır ve zirve hattı mağaranın sağında kalmaktadır.

İniş için çıkış hattı kullanılabileceği gibi klasik rotadan da iniş gerçekleştirilebilir. Klasik rota için batı yüzü ve zirveden güneydeki platoya bağlanan bölüme inerek burada yer alan bel ile batıya düşen kulvara girilir. Kulvar içerisinde – yaklaşık 30/40 derece eğimli- inilerek Güzeller Batı Çanağında ulaşılmaktadır. Kulvarın son bölümünde geniş bir baca ile bir kaya etabı bulunmaktadır.

Tırmanış

Emi Boğazı ve Ormanı

Kamp alanına hareket ediyor ve yol almaya başlıyoruz… Artık dağın koynundayız ve uzun zamandır bu anı bekliyoruz… Özellikle mevsimin olumsuz gitmesi ile Aladağların epeydir uzağında kalmıştık. İlk dikkati çeken birden bastıran sıcaklar ile birlikte kuru bir ortamın oluşması ve kulvarlar dahil karın neredeyse tamamen erimesi oluyor. Son yılların klasiği haline gelen özellikle bahar aylarında geçiş ve ılık mevsimin ortadan tamamen kalkarak havaların bir anda ısınması ve sıcaklığın artması durumu ile tekrar karşı karşıya kalıyoruz.

Kamp alanına yürüyüşümüz keyifli… Bolca temiz hava, sessizlik ve yolda gördüğümüz çobanlar ile rastlantısal sohbetler. Koyunların arasından ağır ağır ilerliyoruz. Hava oldukça açık ve pürüzsüz. Bölgenin kendine has kuşlarını kızıl yamaçlardan uçarken işitmek ve tanımak her zamanki gibi çok hoş. Yankılanan seslerinde biz şehir insanlarında her geçen gün azalan coşku ve davet var. Aladağların ruhuyla örtüşen ve adeta her bir kayanın altına sinen özgürlük ve yaşama sevinci. Tüm kuşlar bu hislere tercüman oluyorlar…

Valikonağı (Sulağankeler)’e tam çıkmadan Güvercinlik kulesinin önünde yer alan ve daha öncede kamp alanı olarak kullandığımız tepenin üzerine kampımızı atıyoruz. Burası tüm vadiye hakim ve rüzgarsız havalarda suya yakın olmasından dolayı oldukça keyifli bir kamp imkanı sunuyor. Suyu kontrol ediyoruz ve gürül gürül akan buz gibi suyu görünce daha bir keyifleniyoruz. Güzel bir akşam yemeği ve çay sohbeti sonrasında uykuya teslim oluyoruz.

Kalkış saatimize uyarak saat 02.00’de kalkıyor ve rotanın uzunluğundan dolayı hızlıca hareket ederek kahvaltı –diğer ayarlamalardan sonra 02.45’de çadırdan çıkıyoruz. Hava cam gibi ve dolunay sırtımızda bizi takip ediyor. Vadi ışığıyla tüm detaylarını bizlere göstererek önümüzde uzanıyor. Havada tek bir ses yok, çıt çıkmıyor. Nefes alışımız duyulur vaziyette.

Sıyırma boğazının en keyif aldığımız bölümü olan çarşaklı vadi tabanına iniyoruz ve ilerlemeye başlıyoruz. Hava sıcak ve nemli… Sağlı sollu yamaçlara sararak ve devamlı Lahitkaya’yı selamlayarak ilerlemeye devam ediyoruz. Boğaz tabanında bu noktada hiç kar kalmamış olması yürüyüşü daha sevimli bir hale getiriyor. Ara ara söyleniyoruz…

Havanın aydınlanması ile birlikte yavaş yavaş adımlarımızı hızlandırıyoruz. Yönümüzü hedeflediğimiz rotaya doğru çevirerek Güzeller Batı Çanağına doğru hızlanıyoruz. Yürüyüş hattı boyunca olduğu gibi hedef rota üzerinde de hiç kar kalmadığı kendini belirgin bir şekilde gösteriyor. Açıkçası biraz hazırlıksız yakalanıyoruz bu duruma. Hedef rotamız bize ince ince gülerek yatıyor…

Sıyırma boğazı sonu ve Güzeller Kuzey Çanağı – Şeytan rampası ve Sıyırmalık

Kısa bir müddet dinleniyor ve mola veriyoruz. Bu zaman süresince alternatifler üzerinde düşünüyor ve ne yapabiliriz diye akıl yürütüyoruz. Bir yanımız kamp alanına dönüp vurup kafayı yatmak istiyor bir yanımız rotanın daha yakına gidip deneyerek dönmek istiyor… Bir yanımız ise alternatif askıda bekleyen tırmanış planlarından birini önümüze koyarak devam etmemizi istiyor. Açıkçası uykulu bedenle biraz kestirmek bünyelerimize iyi geliyor ve ilk öneri kulağa hiç de uzak gelmemeye başlıyor. Sonrasında kısa bir silkelenme ile yönümüzü Sıyırma boğazının sonuna çeviriyoruz ve elimizde yer alan iki alternatif üzerinde düşünme kararı alıyoruz. K.Cebel Güney Doğu Kulvarı ya da Güzeller Kuzey Doğu Kulvarı ve Sırtı…

Hızlı adımlar ile çanağa geri inerek doğuya doğru ilerliyoruz ve Güzeller Kuzey Çanağını hedefliyoruz. Yamaç ve patikayı takip ederek bol çarşaklı bir yürüyüş sonrası çanağa varıyoruz. Tekrar bir dinlenme ve hatta kısa bir şekerleme molası ile birlikte seçim yapma zamanımız geliyor. Hızlı bir değerlendirmeden sonra artı bir günümüzü de düşünerek daha uzun olan Güzeller rotasına karar kılıyoruz ve diğer rotayı başka bir bahara bırakıyoruz.

Malzemeleri kuşanıp kramponları taktıktan sonra kulvara girerek yükselmeye başlıyoruz. Hava yavaş yavaş ısınıyor ve daha hızlı olmak için bizlere işaretlerini gönderiyor. Motivasyonumuz hedeflediğimiz rotaya giremediğimiz için oldukça düşük hatta bacaklarımız yukarı zor adım atıyor. Mevcut rotaya yaklaşım süresince de bunu hissediyoruz yol ve yaklaşım inanılmaz uzuyor…

K.Cebel Güney Doğu Kulvarı – Arkada

 

Bol bol dinlenerek kulvarı bitiyor ve iki dağ arasında yer alan bele varıyoruz. Burada manzara harika ve keyfini çıkarıyoruz. Bu bölümden sonra sağ tarafa ve dağın sırtına doğru devam etmemiz gerekiyor. Ortam kupkuru ve hiç kar yok. Kazma ve kramponları çıkarak çantamıza koyuyoruz.

C1 ve Güzeller Dağı arasında yer alan bel – geçit

Sırt hattına gireceğimiz yer konusunda ilk aşamada emin olamıyoruz. Kar ve kış koşullarında oldukça avantajlı olabilecek bu bölüm karın olmadığı ve yüzeyin açık olduğu zamanlarda bolca döküntülü bir durumda. Ayrıca kış koşullarında mevcut sırt hattının ciddi çığ tehlikesi içerdiğini biliyoruz.

Gözümüze kestirdiğimiz en uygun ve görece kolay bölümden ilerleyerek üst bölüme geçmek istiyoruz. Amacımız eğer mümkünse durum ve şartlara bağlı olarak ip açmadan bu bölümü bitirmek.

Sol tarafın daha slap ve dik olduğunu gözümüze kestirdikten sonra hattın ortasında ve birazda sağa kaçarak sırt hattına giriyoruz. Bu bölümde kaya inanılmaz gevşek ve döküntülü durumda, nereye elimizi atarsak geliyor. Kısmen basit ve az boşluklu (II-III) etaplarda yükseldikten sonra sırt hattını bitiyor ve dağın doğu omzuna ulaşıyoruz.

Sırt hattı – üst etap dağın doğu omzu

Rahat ve kolay etapları seçerek üst bölüme varıyoruz. Açıkçası bu bölüm sonrası kısa bir etap ile zirveye gideceğimizi düşünürken önümüze çıkan uzun sırt etabı bizi biraz hayal kırıklığına uğratmıyor değil. Gözümüz bir anda raporlarda bahsi geçen mağarayı arıyor ancak ilk etapta göremiyoruz.

Bu arada hava bulutlanmaya başlıyor ve güney yönünden beyaz bulutlar dağın yamaçlarına oturarak bir müddet görüşü engelliyor. Yağış getirmeyeceğini düşündüğümüz masum ve pamuksu bulutlar… Güzellerin dağa adını veren heykel ve ikonlarına karışarak büyüleyici ve eşsiz manzaralar ile ortamı bir anda masalsı bir havaya büründüyorlar.

Sisvari bulutların arasına gizlenen şekil ve simgeler adeta uzayarak bir ortaçağ masalının esrarengiz ve karanlık dünyasına gönderme yapıyor. Havanın püskürttüğü gri tonlar kızıl yapıya çarparken enfes görüntüler oluşturuyor.

Tüm bu yaşananların yanında biz zirveye kestirdiğimiz sırt hattından yaklaşmaya çalışıyoruz. Sağ tarafa yakın giderek, kar ve buz etaplarına girmeden hat boyunca yükselerek ilerliyoruz. Bu bölüm oldukça sıkıcı ve renksiz geliyor, tırmanışın en durağan bölümü. Yükseldikçe uzuyor gibi…

Sırt hattının üstü – doğu omzu – zirveye giden bölüm

Güzeller Dağı Zirve ( 3461mt)

Sırt etaplarını yükselerek tamamladıktan sonra Güzellerin kırıntılı ve döküntülü zirve hattından yürüyerek zirveye ulaşıyoruz. Havadaki bulutlar arttığından manzara kısıtlı. Görüş azalıyor ve imkân verdiğince tadını çıkarıyoruz. Zirvede olmak elbette güzel hem de hiç hesapta yokken Güzellerin zirvesinde olmak.

İniş hattını yıllar önce klasik rotasından çıktığımdan aklımda kalmış hali ile batı yönünde yer alan platoyu görünce hatırlıyorum.Kısa bir tereddüt ve düşünceden sonra net olarak zihnimde oturtuyorum. Akşam için otobüse yetişme ve dönüş gibi bir endişemizin olmamasından dolayı rahat davranıyoruz ve ağırdan alıyoruz. Zirvede uzun uzun oturarak keyfini çıkarıyor ve bir şeyler atıştırıyoruz.

İniş için dağın klasik rotasını kullanıyoruz. Önce arkada yer alan platoya iniyoruz ve oradan batı çanağına geçebilmek için dar kulvara giriyoruz. Kulvarın içinde sert kar ve buz mevcut olduğundan kramponların tekrar giyiyoruz. İnanılmaz şekilde döküntülü ve taş düşme riski olan bu alanı hızlıca geçtikten sonra son etapta yer alan iniş hattına geliyoruz.

Kısa bir kontrol ve etrafa baktıktan sonra çakılı sikke ve yardımcı ipi kullanarak inişi gerçekleştiriyoruz. Etabın girişinde yer alan kar ve buz alanı geçtikten sonra vadi tabanına iniyor ve artık ağır aksak kamp alanına doğru uzunca yola koyuluyoruz…

Klasik rota – İniş Hattı – Güzeller Batı Çanağı

C2 Dağı – İsimsiz boğaz – harika manzara

Akşamın kızıllığı Aladağlara inerken bizde kampımıza ulaşıyoruz. Yetişme ve toplanma hissinin olmayışı keyfimize keyif katıyor. Berrak bir sabaha güneşin ve mevsimin parlak ışıklarıyla uyanıyor, güzel bir kahvaltı sonrasında kampımızı toplayarak dönüşe ağır ağır geçiyoruz.

Kendi alternatifini ve rotasını çizen bu faaliyet belki hedeflendiği gibi gitmiyor ancak aklımızda ve bekleyenler arasında yer alan bir faaliyetin yapılması ile sonlanıyor. Hedef rota tüm tırmanış, dönüş hatta otobüs yolculuğunda bana eşlik ediyor ve seneye kesin olarak mayıs ayı için bekleyenler arasında zihnimdeki yerini alıyor…

Estetiksel büyüsüyle ve ikonik izlenimleri ile bir “güzel” dağ olan Güzeller dağı tırmanışını, evde beni bekleyen ve destekleyen “güzeller” e armağan etmek istiyorum…

Tırmanışla kalın

 

Murat BUYUKBICAKCI

buyukbicakcim@yahoo.com